Profesyonel Yalan Makinesi
Türkiye’deki Modern Kullanım Örnekleri
Poligraf sonuçları mahkeme süreçlerinin dışında tutulurken, yalan makinesi testleri Türkiye de adalet sisteminin diğer alanlarında, özellikle suçluların izlenmesi ve yönetilmesinde kendine yer bulmuştur.
1. Denetimli Serbestlik ve Tahliye İzleme
2014’ten beri, poligraf testleri Türkiye de denetimli serbestlikteki yüksek riskli cinsel suçluları izlemek için kullanılıyor. Amaç, kamu güvenliğini sağlayarak serbest bırakma içeren daha geniş bir çerçevenin parçasıdır.
2. Aile İçi Şiddet Davaları
Aile İçi Şiddet Yasası 2021, Türkiye de ruhsatlı olarak serbest bırakılan aile içi şiddet failleri için zorunlu poligraf testi getirdi. Hükümet yönergelerine göre, poligraf testleri kovuşturma için kanıt olarak değil, davranışları izlemek ve riskleri yönetmek için kullanılır. Bu uygulama, poligrafların cezalandırıcı önlemlerden ziyade önleyici adalet araçları olarak giderek daha fazla tanınmasını yansıtmaktadır.
Etik ve Yasal Hususlar
Poligrafların kullanımı önemli etik ve yasal soruları gündeme getirir. Eleştirmenler, aldatmacayı çıkarmak için fizyolojik tepkilere güvenmenin bireysel hakları ve onuru ihlal etme riski taşıdığını savunur. Diğerleri ise test sürecinin kendisinin neden olduğu kaygının yanıltıcı sonuçlar üretip üretemeyeceğini sorgular.
Yasal olarak, Türkiye de poligraflara ilişkin duruşu, fayda ile dikkat arasında bir dengeyi yansıtmaktadır. Poligraf sonuçları mahkeme süreçlerinden hariç tutulsa da, suçlu yönetiminde kullanımı, yargısal bütünlüğü baltalamadan teknolojiden yararlanmaya yönelik pragmatik bir yaklaşımı göstermektedir.
YALAN MAKİNESİ DİYE BİR ŞEY YOKTUR
Yalanları tespit etmeyen bir poligraf neyi ölçer?
İnsanlar çeşitli nedenlerle yalan söyler. Bazıları “Araban gerçekten güzelmiş.” gibi “beyaz” yalanlardır. Bazıları ise “Hayır, o bankayı ben soymadım.” gibi daha ciddi yalanlardır. Orta seviyede ise “Bu tür yazılımlarla çalışma konusunda oldukça fazla deneyimim var.” gibi birçok yalan vardır. Gerçekte ise yalan söylediğimizde beynimizde çok az şey gerçekleşir. Tipik bir “yalan tepkisi” diye bir şey yoktur. Başka bir deyişle, yalan söylemeniz, buna bir tepki vereceğiniz anlamına gelmez ve eğer verirseniz, bu tepki başkasının vereceği tepkiden farklı olur. Peki poligraflar yalanları tespit edemiyorsa, neyi tespit ederler?
Evrim, insanları (ve çoğu hayvanı) tehdit edildiğimizde veya tehlike altında olduğumuzda devreye giren bir öz savunma mekanizmasıyla tasarlamıştır. Örneğin, bir yolda yürürken zehirli bir yılanla karşılaşırsanız, beyniniz o yılana karşı bir tepki verecektir çünkü size zarar verebileceğini fark edersiniz. Bu farkındalık, sizi korumaya çalışırken vücudunuzun öz savunma mekanizmasını otomatik olarak tetikler. Birkaç saniye içinde bazı tipik tepkiler meydana gelir: Uyanıklığınızı artırmak için adrenalin salgılanır, kendinizi fiziksel olarak savunmanız gerekirse kaslarınıza ek kan gönderilir, cilt bezleriniz fiziksel bir tepkiye hazırlanmak için daha aktif hale gelir, sindirim süreciniz yavaşlar ve nefesiniz değişir. Bu tepki gerçekleştikten sonra, karşı karşıya olduğunuz krizle başa çıkmak için daha hazırlıklı olursunuz ve ne yapacağınız konusunda bilinçli bir karar verebilirsiniz.
Yalanın kendisinden daha önemli olan, yalanı söyleme sebebidir. Suç işlemek veya yapmamamız gerektiğini bildiğimiz bir şey yapmak gibi yanlış bir şey yaptığımızda, yakalanırsak cezalandırılacağımızı biliriz. Bu ceza hapis cezası, utanç, mevcut veya gelecekteki bir işi kaybetmek, para kaybı veya bir ilişkiyi kaybetmek olabilir. Öz koruma içgüdümüz, yaptıklarımızın cezasından kaçınmak istememize neden olur. Bu genellikle yalan söyleyerek elde edilir.
Başka bir deyişle, yalan söylemek çoğu durumda bir kendini savunma eylemidir. Genellikle cezadan kaçınmak için yalan söyleriz. Yalan söylerken yakalanmak, cezalandırılacağımız anlamına gelir. Yalan söylediğimizde, vücudumuzun kendini savunma mekanizmasını tetikleyen şey, yalanın sonuçlarına dair anlayışımızdır. Poligraf cihazı, vücudunuzun Sempatik ve Parasempatik Sinir Sistemlerinin çeşitli yönlerini kaydeden ve vücudunuzun kendini savunma mekanizmasının yalan söyleyerek ne zaman aktive olduğunu tespit eden hassas ayarlı bir teşhis cihazıdır. Poligrafı çalıştıran şey yalanın kendisi değil, o yalana yakalanmanın sonuçları olduğunun anlaşılmasıdır. Vücudumuz, bu sonuçlardan kaçınmak için kendini savunma tepkileri geliştirir.
Poligraf testindeki bir diğer işlevsel unsur “bilişsel uyumsuzluk” olarak bilinir. İnsanlar genellikle gerçeği söyler. Bunun için çaba gerekmez. Yalan söylediğimizde, vücudumuzun normalde yapacağı şeyle çelişerek kendimizi yalan söylemeye zorlamalıyız. İçimizdeki bu çatışma, vücudumuzun normal (doğru) tepkilerine bilinçli olarak “savaşmamız” gerektiğinden bir tepki yaratır ve ortaya çıkan tepki, yalan söyleyen kişilerde poligraf cihazıyla görülen bazı değişikliklere neden olur.